Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2017/760 E. 2020/2722 K. 10.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/760
KARAR NO : 2020/2722
KARAR TARİHİ : 10.09.2020

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, borçluya ait taşınmazların satılması üzerine hazırlanan sıra cetvelinde 2. sırada yer verilen davalı alacağının gerçek bir alacak olmadığını, takibin dayanağı kambiyo senedinin her zaman düzenlenebilir olduğunu, borçlunun bizzat icra dairesine gelerek borcu kabul ettiğini, takibin alacaklılardan mal kaçırmak amaçlı düzenlendiğini ileri sürerek davalının sıra cetvelinden çıkartılarak payının müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı borçlu arasında alım satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan protokol gereği iki adet bono düzenlendiğini, bono bedellerinin ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, alacağın muvazaalı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin 10.09.2013 tarihli ve 2013/40 E.-2013/35 K. sayılı ilamı ile davanın kabulüne dair kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin, 14.10.2014 tarihli ve 2014/1824 E.- 2014/6255 K. sayılı ilamı ile davalı ile borçlu arasında düzenlenen protokolün dava tarihinde yürürlükte olan HUMK’nın 299. maddesine göre en son düzenlenebileceği tarihin, davalının başlattığı takibin tarihi olan 11.03.2009 olabileceği, bu tarihin davacının takip tarihinden önce olması sebebiyle, davalının alacağının gerçek bir alacak olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, muvazaa şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 10.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.