YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1940
KARAR NO : 2020/3499
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, müvekkili şirketin bilgisayar programlama, yazılım, bakım ve destek hizmeti ve donanım ürünlerinin parça dahil donanım bakım hizmeti sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, davalı ile imzalanan yazılım bakım ve destek sözleşmesi uyarınca davalı tarafça ödenmeyen hizmet bedellerinin tahsili için başlatılan icra takiplerine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek asıl ve birleşen davalara konu itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, taraflar arasında 15.02.2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından 05.12.2013 tarihli yazı ile sözleşmenin yenilenmeyeceğinin yazılı olarak davacıya iletildiğini davacının ise süresinde bildirimde bulunulmadığından bahisle sözleşmenin yenilendiğini bildirdiğini, davacının sunmadığı hizmetlere ilişkin farklı aylara ait düzenlediği faturalara dayalı başlattığı icra takiplerinin haksız olduğunu savunarak asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmede 90 günlük fesih ihbar süresi olduğu, davalı tarafın sözleşmenin bitiminden 71 gün önce sözleşmenin yeni dönem için uzamayacağına dair fesih ihbarında bulunduğu, asıl dava ve birleştirilen dosyalardaki her bir takibe konu faturanın, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 1 yıl daha uzadığı kabul edilerek davalının alması gereken hizmetlere karşılık düzenlenen faturalar olduğu, davacı tarafından sözleşmenin yenilendiği kabul edilse dahi anılan sözleşme kapsamında davalıya hizmet sunduğu iddia ve ispat edilmediğinden subut bulmayan asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi tarafından haksız fesih halinde diğer tarafın bu fesih nedeni ile uğradığı zararın bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği, dosya kapsamına göre; davalının süresinde olmayan fesih bildirimi haksız fesih olarak kabul edilse bile, davacının bu fesihten dolayı uğradığı herhangi bir zarar beyanında bulunmadığı, davalı defterlerinde faturaların kayıtlı olmadığının bilirkişi raporunda tespit edildiği, bu durumda davacı tarafça sözleşmeye dayalı olarak talep edilebilecek herhangi bir alacağının bulunmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK /353 1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.