Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2018/357 E. 2020/3815 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/357
KARAR NO : 2020/3815
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, dava dışı borçlu aleyhine yapılan takip sonucu, borçlunun 3. şahıstan olan alacaklarının haczedildiğini, düzenlenen sıra cetvelinde ilk sırada pay ayrılan davalı alacağın muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinde davalıya ayrılan paydan müvekkilinin alacak miktarının ayrılarak müvekkiline ödenmesine ve davalının sıra cetvelinden çıkartılmasına talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin haczinin davacının haczinden eski tarihli olduğunu, davacının alacaklı olduğu takip dosyasındaki borcun dava dışı borçlu tarafından ödendiğini davanın konusuz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı vekilince sıra cetveline itiraz davasını açıldıktan sonra, alacağın tamamının 08.02.2016 tarihinde ödendiği davanın konusuz kaldığı, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça davalının kötü niyetli olduğu ve muvazalı icra takibi yaptığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı lehine vekalet ücreti ve masraf taktirine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince; dava tarihi itibariyle davacı şirket alacağı ödenmemiş olup sıra cetveline itiraz davası açmakta hukuki yararı bulunduğu, davacının alacaklı olduğu takip konusu borcun banka havalesiyle yatırılmış olduğu ve bu dekontun davalı vekilince dosyaya sunulduğu, davalı şirket vekilinin borçlu vekili olarak da görev yaptığı, davalının icra takibinin salt bonoya dayanması alacağını ispatı için yeterli olmadığı, davalının alacağının muvazaalı olmadığını defter kayıtları ve diğer yazılı delillerle ispatlaması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan kabulüne ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yargılama giderlerinin ve davacı kendisini vekille temsil ettiğinden maktu vekalet ücretinin yarısı olan 990.00,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 25.11.2020 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.