Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2019/1445 E. 2020/2926 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1445
KARAR NO : 2020/2926
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçilerin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davaların işçiler lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kabul edilen miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Karar, Yargıtay 13. HD tarafından mahkemece, son yüklenici olan davalının ihbar tazminatının tamamından, kıdem tazminatından ise dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemin yarısından sorumlu olduğu kabul edilerek, icra inkar tazminatının da kabulüne ilişkin hüküm kurulması gereğine dayanılarak bozulmuştur. Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan araştırma neticesinde, davacının davalı ile yapılan sözleşme kapsamında SGK kayıtlarına göre davalı bünyesinde çalışan işçilere yapılan ödemeyi aralarında imzalanan sözleşme hükümlerine göre davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davalının sorumluluğunu belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen miktar üzerinden iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 56. maddesi gereğince asıl ve birleşen davada davacıdan harç alınmamasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.