YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/564
KARAR NO : 2020/3215
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığının devam ettiğini, … 3. Noterliğinin 23/05/2000 tarihli ihtarnamesi ile haksız olarak ortaklığının davalı kooperatif tarafından askıya alındığını, askı kararına mesnet olan ceza davası ortadan kalktıktan sonra … 1. Noterliğinin 10/08/2006 tarihli ihtarname ile kooperatife müracaat edilmesine rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını, 16/05/1999 tarihinde kur’a çekildiğini ileri sürerek kura neticesinde müvekkiline düşmesi gereken dairenin tapuda davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde şimdilik 15.000,00 TL tazminatın işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 1998 yılına kadar kooperatif yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, … Asliye Ceza Mahkemesinin 1999/146 Esas sayılı dosyası ile kooperatif yönetimi hakkında dava açıldığını, davanın 06/02/2002 tarihli kararla 4616 sayılı Yasa gereğince kesin hükme bağlanılmasının ertelendiğini, davacının … 3.Noterliğinin 27/04/2000 tarihli ihtarnamesi ile 27/12/1998 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında ortaklıktan çıkmak isteyen ortaklar için ödenmesine karar verilen 2.500,00 TL’nin faizi ile birlikte 4.833,33 TL’nin ödenmesi halinde ortaklıktan ayrılacağını bildirdiğini, bu tarihten sonra davacının kooperatife hiçbir ödemede bulunmadığını, davacının yerine başka bir ortak alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.04.2010 tarih 2010/4450 E.2010/4536 K. ilamıyla, kooperatif defter ve kayıtları üzerinde aralarında hukukçu bilirkişinin de bulunduğu uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine inceleme yaptırması, davacının halen kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği, konut tahsisinin mümkün olup olmadığı ferdi mülkiyete geçilmiş ise davacıya verilecek bağımsız bölüm bulunup bulunmadığı, var ise davacının konut verilen diğer üyeler gibi ödemelerini tamamlayıp tamamlamadığı, davacı kendisine tahsis edilecek konutun bir başkasına verildiğini iddia ettiğinden bu iddianın doğru olup olmadığı, davacıya konut verilemeyecekse kooperatiften tazminat almaya hak kazanıp kazanmadığı konularında rapor alması gerektiği, davacı vekiline bilirkişi incelemesi için gerekli giderler konusunda mehil veya kesin mehil verilerek sonucuna göre davacının talepleri değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda banka kayıtları ve diğer belgeler çerçevesinde yapılan hesaplamada kendisine konut tahsis edilemeyen davacı yanın davalı kooperatiften bilirkişilerce tespit edilen miktarı talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.