YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/16072
KARAR NO : 2010/17221
KARAR TARİHİ : 10.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkında, mağdur …’ü yaralamaktan dolayı açılan bir kamu davası ve sonuçta kurulan bir hüküm olmadığından tebliğnamedeki buna dair düşünceye iştirak olunmamıştır.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık … hakkında 456/4 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5.maddesine göre; hükmün 14.7.2004 … ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK. 305/1.maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanık vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık … hakkında 456/2 ve 456/1 maddesinden; sanık … hakkında 456/2 maddesinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,ancak;
1- Mağdurlar …, … ve … hakkında Kayseri Devlet Hastanesinde görevli ortopedi uzmanı doktor tarafından tanzim olunan ve hükme esas alınan adli raporlar içeriklerinde, mağdur …’ın sol ulna kemiğinde kırık, mağdur … ’ın sağ collus kemiğinde kırık, …’ın ise sağ el 2. parmak falanks kemiğinde kırık meydana geldiğinin belirtilmesine, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı yasının 87/3 maddesinde kemik kırıkları için yeni ölçütlerin öngörülüp farklı yaptırımların yazılı bulunması karşısında, öncelikle mağdurlara ait tüm geçici ve kati doktor raporları ile film ve grafileri birlikte Adli Tıp Kurumuna gönderilip 765 sayılı TCK daki ve 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesindeki yeni ölçütlere uygun raporlar aldırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- 5237 sayılı TCK nın 87/3 maddesindeki yeni adli tıp kriterlerine uygun raporlar alındıktan sonra, 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmü gereğince önceki ve sonraki yasanın somut olaya ilişkin tüm hükümlerinin uygulaması sonuçlarıyla birlikte gerekçede gösterilip lehe olan yasanın bu şekilde belirlenmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.