YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/6014
KARAR NO : 2010/2068
KARAR TARİHİ : 11.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın beraatine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1) Sanık hakkında, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/1437 E.Sayılı dava dosyasında, Maliye Hazinesi tarafından davalı sanık aleyhine açılan tapu iptali davasının 12.6.2005 tarihinde yapılan keşfi sonucu 211 ada 1 parsel nolu taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığının tesbit edilip üzerinde ev bulunması nedeniyle 10.4.2006 havale tarihli müzekkere ile mahkemece suç duyurusunda bulunulması üzerine kamu davası açılmış bulunmasına;
Orman İşletme Müdürlüğünün 11.5.2006 tarihli yazısı ve eki inceleme raporunda 211 ada 1 parselin orman sayılmayan yerde kaldığının bildirilmesine;
Dosyaya celbedilen tapu kayıt örneğinden 211 ada 1 nolu parselin arsa vasfıyla 28.8.2001 tarihinde satış yoluyla sanık adına tescil edilmiş bulunmasına;
Asliye Hukuk Mahkemesinin keşfi sonucu düzenlenen orman mühendisi bilirkişinin raporunda, 1951 tarihinde yapılan orman tahdidine ilişkin orman sınır noktalarının aradan geçen zaman içinde kaybolup bilirkişinin gösterdiği tahdit noktalarının esas alınarak yapılan tesbitlerde orman sınır noktasına ilişkin defterlerde yazılı mesafelerle haritalardaki mesafeler ile bazı açı ve mesafelerde farklılıklar olduğunun tesbit edilmiş bulunmasına göre;
211 ada 1 nolu parsele ilişkin tapulama tutanakları ile orman kadastrosuna ait harita, pafta, tutanaklar ve kroki ile 2/B çalışmalarına ait belgeler getirtilerek konusunda uzman orman mühendisleri ve harita tekniğinden anlayan harita mühendisi ile oluşturulacak bilirkişi heyeti vasıtasıyla mahallinde keşif yapılarak orman tahdit haritasının, tahdidin yapıldığı tarihteki yöntem ve aletlerle uygulanıp suça konu yerin orman tahdidi içinde kalıp kalmadığının; tapu kaydının bu yere ait olup olmadığının kesin bir şekilde tesbitiyle dosyaya celbedilen belgeler arasındaki çelişkinin giderilmesinden sonra, tapu kaydının bu yere ait olduğunun tesbiti halinde, tapuda arsa olarak kayıtlı olup sanık tarafından 2001 yılında satın alınarak iktisap edilmesine nazaran sanığın suç kastıda tartışılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2) Dosyaya celbedilen belgelerin çelişkili olması karşısında derhal beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeden sanığın duruşmaya çağrılarak savunması alınmadan hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.