YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/7642
KARAR NO : 2010/2522
KARAR TARİHİ : 17.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine ve iskata dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Katılan sanık … hakkında 456/4 maddesinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5.maddesine göre; hükmün 14.7.2004 … ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK. 305/1.maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından katılan sanık müdafisinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Katılan Sanık … hakkında 191/2 maddesinden (2 kez) ve sanık … hakkında 456/2 maddesinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK’nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş katılan sanık müdafisinin ve sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,
3- Katılan sanık … ve sanık … hakkında hakaret suçundan ıskata dair hükme yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı hakaret suçundan 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerine göre uzlaştırma işlemleri uygulanıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesinin gerekmesi,
2- 5252 sayılı kanunun 9/3 maddesinde öngörüldüğü üzere “olaya uygulanmak ve ortaya çıkan sonuçları birbiriyle karşılaştırmak” biçiminde ve denetlenebilir açıklıkta her iki yasaya göre uygulama yapılarak sonuçları gerekçeleriyle birlikte hükümde gösterilmek ve lehe yasanın hangisi olduğu tespit olunduktan sonra hüküm fıkrasında ilgili yasa tüm hükümleriyle birlikte olaya uygulanmak suretiyle hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş katılan sanık müdafisinin ve sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.