Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2008/990 E. 2010/17765 K. 24.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/990
KARAR NO : 2010/17765
KARAR TARİHİ : 24.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 26.12.2005 tarih ve 2005/297 sayılı raporunda; mağdurda oluşan “alt ekstremitede multiple cilt, cilt altına ilgilendiren kesi ve dermabrazyon, solda 5, 6, 7 ve 8 kostalarda belirgin deplasman göstermeyen kortikal fraktürler, sol akciğer bazal kesimde parankimal kontüzyon alanı ve plevral effüzyon, sol akciğerde minimal prömotoraks, diafragma laserasyonu, mideye primer sütur lezyonlarının yaşamını tehlikeye soktuğunun ve kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derecede olduğunun” belirtilmesine göre, sanığın eylemi sonucu mağdurda hem kemik kırığı hem de yaşamsal tehlike oluştuğu, 5237 sayılı TCK’nın 87/3 ve 87/1-d maddelerinde farklı ceza yaptırımlarına bağlanan iki farklı sonuç karşısında 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesi uyarınca sanığın en ağır cezayı gerektiren yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde yaralama fiilinden cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan kabulle yazı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın aksi kanıtlanmayan savunması, mağdurun suç tarihinde resmi nikahlı olan eşine tartışma sırasında başka biriyle beraber olduğu ifade etmesi karşısında sanık haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
4- Kabule göre de;
Hükümden sonra 19.12.2006 günü yürürlüğe giren 5560 sayılı kanunun 4.maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesinde yapılan değişiklikte nazara alınarak lehe olan yasanın yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan kazanılmış haklar saklı olmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden BOZULMASINA, 24.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi