Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2009/14601 E. 2012/2958 K. 26.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/14601
KARAR NO : 2012/2958
KARAR TARİHİ : 26.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Sanıkların eylemlerini Adli Emanetin 2006/451 sırasında kayıtlı tahta ve sopayla gerçekleştirdiklerinin kabul edilmesine rağmen haklarında TCK 6/1.f maddesi gereğince 86/3.e. maddesinin tatbik edilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıkların eylemlerini Adli Emanetin 2006/451 sırasında kayıtlı tahta ve sopayla gerçekleştirdikleri kabul edilerek müsaderelerine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin sopa ve tahtanın müsadere edilmemesi gereği sebebine dayanan ‘bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine. Ancak;
Sanıkların üzerlerine atılı suç için TCK 53/1-c maddesi hükmünün aynı kanunun 53/3 maddesine göre kendi alt soyları bakımından şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde infazın tamamlanmasına kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının “5237 sayılı yasanın 53/1-a,b,d,e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde; Tehdidin işleniş şekliyle ilgili olarak mahkeme kararında bir çelişki bulunmaması ve mahkemece suçun maddi öğesi olarak kabul edilen ‘balta ile kafanızı kıracağım’ sözünün vücut bütünlüğüne yönelik bir saldırı tehdidi olması karşısında, tebliğnamenin belirtilen hususlarda ‘bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine.
Ancak Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK’nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.