YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/21463
KARAR NO : 2012/5812
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanık …’ın beraatine, sanık …’in mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Katılanın Adli Tıp Kurumu İzmir Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 29/08/2005 tarihli adli raporunda; “sol kolunda 7 cm’lik ve sağ bacak arkasında 6 cm’lik kesi, yapılan muayenesinde; sol ön kol volar yüzde 6,5 cm’lik ve sağ uyluk orta kısımda üzeri dikili kenarları düzgün kesi şeklindeki yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği” kanaatinin bildirildiği, yargılama aşamasında katılanın kolunda halen uyuşma olduğunu beyan ettiği ve yeniden muayeneye gönderilmesi üzerine; İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Adli Tıp, Nöroşirurji, Ortopedi uzmanları tarafından düzenlenen 13/10/2006 tarihli adli raporunda; “yapılan muayenesinde; sol ön kol arka yüzde transvers uzanan 7 cm’lik skar dokusu, sol elde ulnar nöropatiye bağlı parmak adduksiyon ve abduksiyon hareketlerinde zayıflık, sol el parmaklarının abduksiyon-adduksiyon fonksiyonlarında minimal zayıflık olduğu”nun tespit edilerek; “katılandaki sinir hasarı durumunun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, ancak mevcut sinir hasarının dava konusu olayla illiyetinin olay nedeniyle ilk başvurduğu sağlık kuruluşu veya Adli Tıp Kurumu İzmir Şube Müdürlüğü tarafından belirlenebileceği, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi yönünden kontrol muayenesi ile değerlendirilebileceği” kanaatinin
bildirilmesi karşısında, her iki rapor arasında çelişki bulunmasına ve 13/10/2006 tarihli adli raporda katılanın yaralanması ile sanığın yaralama eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunun bildirilememesine rağmen katılanın tüm adli raporları ile tedavi belgelerinin Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek yeniden raporunun aldırılması gerektiği düşünülmeden sanığın yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Hükmolunan hapis cezası kısa süreli olmayan sanık hakkında TCK’nun 53/4. maddesine atıf yapılarak TCK’nun 53/1. maddesindeki hak mahrumiyetlerinin uygulanmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
3- Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.