YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/8984
KARAR NO : 2012/2111
KARAR TARİHİ : 23.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Katılanın beyanında sanık …’ın sopayla ayağına sanık …’in ise sopayla koluna vurduğunu belirtmesi karşısında katılandaki meydana gelen yaralanmalar için ayrı ayrı adli raporunun aldırılmasından sonra sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2) 5237 sayılı TCK’nun 87/3. maddesi, 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasanın 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olup, kemik kırığının … fonksiyonları da dikkate alınarak değişiklikten önce ve sonraki kanun hükümleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, 5560 sayılı yasa değişikliğinden önceki TCK 87/3. maddesine göre uygulama yapılmayarak denetime olanak vermeyecek şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında kanunun 108. maddesinin 4,5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7 maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
4) Sanığın üzerine atılı suç için TCK 53/1-c maddesi hükmünün aynı yasanın 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi, BOZULMASINA, 23/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.