Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2010/17209 E. 2012/37092 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/17209
KARAR NO : 2012/37092
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında ruhsatsız tabanca taşımak suçundan verilen mahkümiyet kararına ilişkin temyiz nedeniyle yapılan incelemede;
Uşak 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2008 tarih, 2008/291 Esas ve 2008/736 Sayılı Kararına karşı sanık müdafiinin temyizi üzerine Mahkemece istemin bu yönden itiraz olarak kabulü ile dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilerek Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 04/03/2009 tarih ve 2009/158 Değişik iş no.lu kararı ile sanık müdafiinin itirazının reddine kesin olarak hükmedilmiş olup 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararların itiraza tabi olduğundan dosyanın bu yönden gereği değerlendirilmek üzere mahalline İADESİNE,
2)Sanık hakkında yaralama suçundan verilen mahkümiyet kararına ilişkin temyiz nedeniyle yapılan incelemede;
Suç tarihinde mağdur …’nin sanık ve tanıklar …, … ve … olduğu halde gölete gezmeye gittikleri, birlikte alkol aldıkları, müştekinin kullandığı araçla geri dönerken arka koltukta oturan sanığın çantasından çıkardığı tabancayı şaka ile mağdurun kafasına dayayarak “arabayı sağa çek yoksa seni vururum” dediği mağdurun ikaz etmesine rağmen sanığın tabancayı mağdurun kafasına dayamaya devam ettiği bu sırada silahın ateş alması sonucu mağdurun başından hayati tehlike geçirecek ve hayat fonksiyonlarını 4 (Ağır) derecede etkileyecek şekilde yaralandığının anlaşılmasına göre, sanığın, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek fişek yatağında mermi bulunan ve mandal emniyeti açık olan silahını şaka amaçlı mağdura yönelttiği, silahın her an ateş alabileceğini öngörmesi gerektiği, ancak tetiğin iradi olarak çekildiğini gösteren kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, eylemin “bilinçli taksirle yaralama” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde “olası kastla yaralama” suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.