Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2010/1801 E. 2012/8581 K. 07.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/1801
KARAR NO : 2012/8581
KARAR TARİHİ : 07.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın sabit görülen kasten yaralama eylemi ile ilgili olarak, 5237 Sayılı TCK’nun 87/3. maddesinin, 19/12/2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4. Maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olduğu, 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişiklikle, kemik kırığı oluşacak şekilde meydana gelen yaralamalarda, temel cezanın TCK’nın 86/1. maddesine göre belirlenip kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK’nın 87/3 maddesi gereğince yarısına kadar artırılabileceğinin düzenlendiği, buna göre yasa değişikliğinden önceki ve sonraki yasal düzenlemelerin eyleme uygulanıp, elde edilecek sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde TCK’nın 86/1 maddesi delaletiyle 87/3 maddesinden temel cezanın belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında, mağdurun zararının karşılanmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, ancak mağdurun tüm aşamalarda sanıktan şikayetçi olmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250-2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, söz konusu maddi zararın ise, hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu gözetilerek, sanığın, katılana ait tespit edilecek maddi zararı ödeyip ödemeyeceği belirlendikten sonra, diğer koşulların mevcudiyeti yönünden de bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.