YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3004
KARAR NO : 2010/7433
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemesince, sanığın lehine olan kanunun tesbiti açısından 5728 sayılı kanun ile değişik 6831 sayılı kanun hükümlerinin değerlendirilerek değişiklikten önceki 6831 sayılı kanunun sanığın lehine olduğunun kabulüyle hüküm kurulmuş olmasına göre tebliğnamede yazılı bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, suça konu ağaçların 2003 yılı 12. Ayında kesildiklerinin bildirilmesine; köy muhtarı imzalı 16.7.2004 tarihli Tutanak’da sanığın 2003 yılı 11. Ayında İstanbul’a gidip o tarihten sonra 2004 yılı 2. ve 6. aylarında 2-3 günlüğüne köye izne geldiğinin yazılı bulunmasına; sanığın duruşmada suçu kabul etmediğini, suç tarihinden çok önce 9.1.2004 tarihinde İstanbul’a gittiğini savunmasına; temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilen Kefeli Turizm… Kefeli imzalı belgede sanığın 10.10.2003-20.4.2004 tarihleri arasında serviste çalıştığının belirtilmesine; suç tutanağını düzenleyen zabıt mümziilerinin yeminli ifadelerinde, araştırmada ağaçların sanık tarafından kesildiğini tesbit ettikten sonra komşusu Yusuf … ile sanığın ağabeyini tanık olarak dinleyip tutanak tuttuklarını ifade etmelerine; ağaçların 2003 yılı 12 ayında kesilmesine, suç tutanağının ise yaklaşık 4,5 … sonra düzenlenmesine göre sürütme izinin sanığın evine gittiğinin ne şekilde tesbit edilebildiği hakkında ve tanık olarak imzaları alınan şahısların ifadeleriyle ilgili suç tutanağında bir açıklık bulunmamasına; suç tutanağına sanığın beyanının ve imzasının alınamamış olmasına göre öncelikle zabıt mümziilerinden ağaçların sanık tarafından kesildiğini, kimlerden öğrendiklerinin sorulup isimleri tesbit edilecek bu kişilerin; yine tutanakta imzaları olan Yusuf … ile sanığın ağabeyi … Cinel’in duruşmaya çağrılıp olayla ilgili bilgilerinin tesbit edilmesi; sanık vekilinin ibraz ettiği belgede adı geçen firmadan sanığın burada hangi tarihler arasında çalıştığının, bu süre zarfında izin alıp almadığının sorulup varsa buna ilişkin resmi belgelerin, işe giriş ve çıkış bordrolarının celbedilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekili, O Yer ve Üst C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 20.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.