YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/5699
KARAR NO : 2012/29213
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete, beraate, kamu davasının düşürülmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
A) Sanıklar … hakkında katılan …’u yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup 5271 sayılı CMK’nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık … müdafii ile katılan … vekilinin temyiz istemleri itiraz niteliğinde kabul edilerek, itirazların merciince incelenmek üzere mahalline gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Sanık … hakkında, mağdur …’ı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında, atılı suçtan beraat kararı verildiği, sanık müdafininin sanık lehine verilen bu hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
C) Sanık … hakkında mağdur …’i yaralama, sanık … hakkında mağdurlar …, … ve …’ı yaralama suçlarından kurulan kamu davasının düşürülmesine dair hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
D) Sanıklar …, … ve … hakkında mağdur …’ı yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında müdafiinin hazır bulunduğu 15.10.2008 tarihli karar celsesinde Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında TCK’nin 86/1, 87/3, 87/1-d-son maddelerinin uygulanmasını talep edildiği ve sanık müdafiinin savunmaları alındığından tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanıkların, mağdur …’i ele geçirilemeyen silahtan sayılan sopalar ile yaraladığı anlaşılmasına göre sanıklar hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin tatbik edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre de, sanıkların, mağdur …’i yaşamını tehlikeye sokacak ve vücutta kemik kırığına neden olacak şekilde şekilde yaralaması nedeniyle, daha ağır netice olan mağdurun yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralanmasından dolayı, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-d-son maddelerinin tatbiki ile ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde mağdurun vücudunda oluşan kırık nedeniyle ayrıca TCK’nin 87/3. maddesinin tatbik edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 11.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.