Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2011/24836 E. 2012/39706 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24836
KARAR NO : 2012/39706
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdur …’ın, … tarafından yaralandığı iddiası ile ilgili zamanaşımı süresince soruşturma yapılması mümkün görülmüştür.
Suçta kullanılan ve müsaderesi hususunda karar verilmeyen adli emanette kayıtlı bıçakla ilgili zamanaşımı süresi içerisinde Cumhuriyet Savcılığınca ilgili mahkemeden karar talep edilmesi mümkün görülmekle yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nin 231.maddesinin sanık hakkında tatbik edilmeme gerekçesi yasal ve yeterli olduğundan tebliğnamedeki 2 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuğa müdafii atandığına dair ara karar olmadığı, ilk duruşmanın yapıldığı ve kararın verildiği oturuma avukat olarak sadece aynı olay sırasında yaralanan ancak ilgilisi hakkında dava açılmayan … vekili olarak …’ın katıldığı, duruşma sırasında başka bir avukat bulunmadığı, sanığın savunmasını müdafiisi huzurunda vereceğini bildirdiği halde sanık müdafi olarak kimin hazır bulunduğu belirtilmeden sanığın savunmasının alınması suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması,
2) Her ne kadar sanık hakkında tahrik hükümleri uygulanmamış ise de; sanığın ve tanık …’ın tüm aşamalarda, mağdurun, sopayla suça sürüklenen çocuğa vurmaya çalıştığını, ancak sopanın …’ın başına isabet etmesi üzerine mağduru yaraladığını beyan etmeleri ve tanık … hakkında düzenlenen adli raporda “occipital bölgede 2×2 cmlik şişlik mevcut” olduğunun belirtilmesi karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Suç tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal etmemiş olan ve daha önce başka suçtan mahkumiyeti de bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğun mahkum edildiği 3 ay 10 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/3.maddesi gereğince aynı maddede öngörülen seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.