YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4174
KARAR NO : 2012/33065
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
1) Şikayetçinin yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu … Şube tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 05/03/2008 tarihli raporda mevcut yaralanmanın “…yaşamsal tehlike oluşturmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu..” şeklindeki tespitlere göre;
Şikayetçideki yaralanmanın sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunun adli tıp uygulamalarına göre olay tarihinden en az 6 ay sonra yapılacak muayene ile tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre; yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olan yaralanmanın yanısıra kemik kırığı da meydana geldiği bildirilen eylemden dolayı ceza hükmü tesis edilirken 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-d, son maddeleri ile tayin olunan cezada aynı kanunun 87/3 maddesi uyarınca artırıma gidilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3) Suça sürüklenen çocuğun babasının şikayetçi ve yanındakiler tarafından dövüldüğünü görmesi üzerine ayırmak amacıyla müdahale ettiğine ilişkin beyanı karşısında suça sürüklenen çocuğun eylemine ilişkin 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesine göre haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 04/10/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.