Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2011/4484 E. 2012/14181 K. 05.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4484
KARAR NO : 2012/14181
KARAR TARİHİ : 05.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Mahallinde yapılan 22/9/2006 tarihli keşifte düzenlenen orman mühendisi bilirkişi raporunda, dava konusu yerin 766 sayılı kanuna göre yapılan tapulama çalışmalarında 825 nolu orman parseli içinde kaldığının, 1991 tarihinde yapılan orman kadastro çalışmalarında önceleri orman sayılmayıp Orman Genel Müdürlüğünce orman olarak tesbiti gerektiğinin bildirilmesi üzerine orman sınırları içine alındığının, 1945 tarihinde yapılan orman tahdidinin uygulanmayıp 4785 ve 5658 sayılı kanunlara tabi olmadığının, teknik özellikleri itibariyle 2/b çalışması ile hazina adına orman sınırları dışına çıkarılması gereken yerlerden olduğunun, ancak bu işlemin orman kadastro komisyonuna ait olduğunun işgal sahasının tahditli orman içinde yapıldığının; bozma ilamından sonra 19/3/2010 tarihinde farklı bilirkişilerle yeniden yapılan keşif sonucu düzenlenen orman mühendisi bilirkişinin raporunda ise Orman İşletmesince son gönderilen belgelere göre köyde 6831 Sayılı Kanuna göre orman kadastro ve 2/b çalışmasının 15.11.1990 – 06.03.1991 tarihleri arasında yapılıp 14/3/1991 tarihinde valilikçe onaylanarak yürürlüğe girdiğinin, bu çalışma sonucu parselin tamamının orman sayılmayan yerlerden sayılarak ilan edilip kesinleştiğinin, 1987-88 yıllarında yapılan tapu kadastro çalışmalarında orman vasfıyla hazine adına kaydedildiğinin, tapu kadastro tarafından vasıf tayini yapılmasının teknik bilgi ve donanım yönünden dayanaksız olup gözönüne alınmaması gerektiğinin, aynı yerde 1990/1991 yıllarında orman kadastro komisyonunca yapılan çalışmada 825 nolu parselin orman sayılmayan yerlerden olduğunun değerlendirildiğinin, 825 nolu parselin hazine adına kayıtlı olup orman olarak kullanılmak üzere orman idaresine tahsis edildiğinin, ancak orman idaresince bugüne kadar burada bir çalışma yapılmadığının, sonuç olarak 825 nolu parselin orman kadastro komisyonu çalışması sonucu orman sayılmayan yerler dahilinde olup tapu çalışmalarında orman vasfı tayini yapılmasının bilimsel dayanağı olmayıp orman kadastro çalışmalarının tapulamadan sonra yapılmış olması nedeniyle bu çalışmaların esas alınması gerekip 825 nolu parselin hazine adına kayıtlı taşınmaz olduğu kanaatine varıldığının bildirilmesine; sanık hakkında ilk bilirkişi raporuna istinaden mahkemece
14/11/2006 tarihli kararla 6831 Sayılı Kanunun 93/2. maddesine muhalefet suçundan mahkumiyet kararı tesis edilmesine; dosya içinde mevcut Orman İşletme Müdürlüğünün 18/3/2010 tarihli yazısında 825 nolu parselin 15/9/1991 tarihinde kesinleşen orman tahdit dosyasında orman dışı olarak gösterilmiş, daha sonra Orman Genel Müdürlüğünce parselin tescilli orman olduğu belirtilerek orman tahdidi içine alınması gerektiğinin emirlenmesi üzerine orman sayılmayan alan olan haritaların yeşile boyanması ile orman tahdidi içine alındığının; 825 nolu parselin orman tahdit dosyasının düzeltilmesi ile orman sayılan alanlar içinde yer aldığının (Eki:Valilik onayı ve kadastro haritası); mahkemenin 2005/463 esas sayılı dosyasına gönderilerek bu dosya içinne fotokopisi alınan 11/5/2006 tarihli yazısında da Orman Genel Müdürlüğünün emirleri üzerine, 85 nolu orman kadastro komisyonunca 1996 yılında mahkeme kararları dikkate alınmadan 1988 yılında 3402 sayılı Kanunla yapılan tapulamadaki tescil sınırlarına aynen uyulduğu ve kadastro haritalarının yenilendiğinin görüldüğünün, fakat 1996 yılında 825 nolu parselin orman tahdit haritası üzerinde yapılan değişikliklerle ilgili olarak kadastro dosyasının askıya çıkarılmayıp sadece haritalar üzerinde boya yapılarak değişiklik yapıldığının görüldüğünün bildirilmesine göre öncelikle dava konusu 825 nolu parsele ait 766 sayılı Kanuna göre yapılan tesbit çalışmalarına ilişkin tapulama tutanakları ve eklerinin celbedilmesi, Orman İşletmesinin yazısında bahsi geçen mahkeme kararlarının araştırılarak bu parselle ilgili varsa dava dosyalarının getirtilmesi, yine 766 sayılı Kanuna göre yapılan kadastro çalışmaları ile orman tahdit çalışmalarının hangi tarihte kesinleştiğinin, Orman İşletmesinin yazısında bu parsel üzerinde boya değişikliği ile dava konusu parselin orman tahdidi içine alınma işleminin hangi tarihte yapıldığının belirlenmesi, 19/3/2010 tarihli keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, parselin Orman İdaresine tahsis edildiğinin ifade edilmesine göre bu hususun araştırılıp varsa tahsise ilişkin belgelerin de getirtilmesi hangi tarihte, hangi amaçla tahsis yapıldığının tesbit edilmesi ile mahallinde zabıt mümziilerinin yer gösterimi suretiyle yeniden farklı bilirkişilerle konusunda uzman harita mühendisi ve orman mühendislerinden oluşacak bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla keşif yapılarak dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının, 825 nolu parselin orman olarak tesbitine ilişkin tapunun hukuki geçerliliğini koruyup korumadığının da şüpheye yer vermeyecek şekilde tesbitinden sonra sanığın kastı da değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.