YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10420
KARAR NO : 2013/6214
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1)Hükme esas alınan … 2. İhtisas Kurulunun 28.05.2008 tarih ve 2675 sayı ile 20.09.2008 tarih ve 4476 sayılı raporlarında “ radius alt uç kırıklı çıkığı ve ulna stiloid proces kırığı, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin (3) orta derece ve meydana gelen yaralanmanın organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesine göre, sanık …’nın eylemi sonucu katılan …’da hem kemik kırığı hem de duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu, 5237 sayılı TCK’nin 87/3 maddesinin 5560 sayılı yasa öncesi hali ile 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 3-e, 87/1-a-son maddelerinde farklı ceza yaptırımlarına bağlanan iki farklı sonuç karşısında 5237 sayılı TCK’nin 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden oluşturacak şekilde yaralama fiilinden cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazı şekilde hüküm kurulması,
2)Katılan aşamalardaki istikrarlı beyanı, bu beyanla örtüşen adli rapor ve tanıklar … ile … beyanları karşısında, sanık …’ın katılan …’yı taşla yaraladığı sabit olduğu, suçta kullanılan ve ele geçirilemeyen taşın 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f-4 maddesi gereğince saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile, fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli diğer şeylerden olduğu halde, sanığın kullandığı cismin ele geçirilemediği ve silah niteliğinde olup olmadığı tespit edilemediğinden bahisle sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması,
3)Her ne kadar sanıklar hakkında tahrik hükümleri uygulanmamış ise de; tarafsız görgü tanığı olmayan olayda , olayın başlangıç nedeninin her iki tarafça farklı anlatılması karşısında ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığının belirlenemediğine göre şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıkların müdafiilerinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.