YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16707
KARAR NO : 2012/23369
KARAR TARİHİ : 05.06.2012
Yaralama suçundan sanık …’ın,765 sayılı Türk Ceza Kanununun 456/3, 457/1, 51/1, 59. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.1997 tarihli ve 1997/52-215 sayılı kararını müteakip,sanık tarafından yapılan arşiv kaydının silinmesi talebinin reddine ilişkin, aynı mahkemenin 20.07.2011 tarihli ve 2011/729 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve ilgilinin arşiv kaydının silinmesine dair Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2011 tarihli ve 2011/747 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 09.04.2012 tarih ve 2012/5930-21167 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.05.2012 tarih ve 2012/112015 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer Asliye Ceza Mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir. “şeklindeki düzenleme nazara alındığında,sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı cihetle, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
11.04.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde değişiklik yapılarak, adli sicil arşiv kayıtlarının silinme koşulları yeniden düzenlenmiş ise de; kanun yararına bozma yolunun, hakim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olup, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuata göre mahkemesince istem üzerine tekrar değerlendirme yapılabilecektir.
Hüküm tarihindeki düzenlemeye göre, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2011 tarih ve 2011/747 D. İş sayılı Kararın 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.