Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2012/6601 E. 2012/13762 K. 04.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6601
KARAR NO : 2012/13762
KARAR TARİHİ : 04.04.2012

Yaralama suçundan sanık …’un, 5237 sayılı sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2-3-e, 52/2 (iki kez) maddeleri uyarınca 1500 (iki kez) Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Mut Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2009 tarihli ve 2003/13 esas, 2009/24 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, ödenmeyen para cezasının günlüğü 20 Türk Lirasından ayrı ayrı 75 … olmak üzere toplam 150 … hapis cezası olarak infazına ilişkin aynı mahkemenin 20.08.2009 tarihli, 2009/107 değişik iş sayılı kararına yönelik Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın kabulü ile ödenmeyen adli para cezasının günlüğü 100 Türk Lirasından ayrı ayrı 15 … olmak üzere toplam 30 … hapis cezası olarak infazına dair Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 24.08.2009 tarihli ve 2009/545 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20.01.2012 tarih ve 2012/759-3588 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2012 tarih ve 2012/28802 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.12.2010 tarihli ve 2010/11-236-254 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç ister 01.06.2005 tarihinden önce, isterse sonra olsun, 5237 sayılı Kanunun 52. maddesi uyarınca doğrudan verilmiş olan adli para cezalarının ödenmemesi üzerine yapılması gereken hapse çevirme işleminin, bu madde ile kurulması amaçlanan sistemin ayrılmaz bir parçası olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun 106. maddesi uyarınca yapılmasının zorunlu olduğu, bunun dışında, belirtilen şekilde tayin edilmiş olan adli para cezalarının, daha lehe infaz hükümleri içerdikleri gerekçesiyle, 647 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/3. maddelerinden biri nazara alınarak hapse çevrilmesinin olanaklı olmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Silifke Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 24.08.2009 … ve 2009/545 değişik sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 24.08.2009 … ve 2009/545 değişik sayılı kararın kaldırılarak infazın Mut Asliye Ceza Mahkemesinin 20.08.2009 tarih ve 2009/107 değişik iş sayılı kararında olduğu gibi infaz edilmesine, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.