YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8139
KARAR NO : 2012/13793
KARAR TARİHİ : 04.04.2012
Kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3000 yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Didim (Yenihisar) Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2008 tarihli ve 2007/1044 esas, 2008/944 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanunun 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Didim (Yenihisar) 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2011 tarihli ve 2011/402 esas, 2011/638 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13.02.2012 tarih ve 2012/2227-8658 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.02.2012 tarih ve 2012/53777 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1-Didim (Yenihisar) 1.Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 19.09.2008 tarihli ve 2008/12198 esas, 2008/9890 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılmasını müteakip, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunması alınmadan karar verilmesinde,
2-Sanığın basit yaralama olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan para cezası seçilmek suretiyle 120 … adli para cezası üzerinden hesaplama yapılarak sonuçta 3000 Türk Lirası adli para cezasına hükmedilmiş ise de; kararın hüküm bölümünde cezanın asgari hadden tayin edildiğinin belirtilmesi karşısında, 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki haliyle para cezasının seçimi durumunda 5237 sayılı Kanunun 52/2. maddesi uyarınca temel cezanın 5 … olarak belirlenmesi ve aynı Kanunun 61/8. maddesi gereğince artırım ve indirimlerin bu miktar üzerinden yapılarak, belirlenen sonuç … ile kişinin bir … karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle hesaplanacak adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Didim (Yenihisar) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 21.11.2011 … ve 2011/402-638 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.