Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2013/10146 E. 2013/48233 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10146
KARAR NO : 2013/48233
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık lehine meşru savunma koşulları oluşmadığından tebliğnamede bu yönde bildirilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdur …’nın savcılık aşamasındaki “…Yüzümün sol tarafındaki çiziğin nasıl olduğunu anlayamadım. Ancak kafamın sol tarafına … yumruk attı, bu yumruk esnasında veya yumruktan sonra tırnaklarıyla çizilmiş olabilir. Ancak kavga boyunca ben …in elinde kesici herhangi bir alet hatırlamıyorum…” şeklindeki beyanları ve özellikle tanıklar … ve …’un savcılık aşamasındaki olayın başlangıcında sanık ile mağdurun birbirlerine yumrukla vurdukları yönündeki beyanları ile tanık …’ın savcılık aşamasındaki “… ikisinin arasında tartışma çıktı. Tartışma çıkınca önce … elindeki kalemle …nın yüzünün sol tarafına vurdu. Bunun üzerine Mustafa da Ömerin dudağına vurdu…” şeklindeki beyanları gözetilerek mağdurun … Devlet Hastanesince düzenlenen 07.04.2010 tarihli adli raporunda sol alın bölgesinde tespit edilen 10 cm’lik çizik şeklindeki yaralanmasının silahtan sayılan bir cisim ile oluşup oluşmadığı hususu tartışılıp açığa kavuşturulmadan, yine olayın ikinci aşamasında sanığın mağdurun yüzüne serptiği anlaşılan bardağın içindeki çayın mağdurun adli raporunda sıcak suyun etkisiyle oluşabilecek nitelikte bir yaralanma bulgusundan söz edilmemesi karşısında 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f-4-5 maddesi anlamında silahtan sayılamayacağı gözetilmeden yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması,
2) Sanığın, olayın başlangıcında mağdur …’nın kendisine hakaret edip yumrukla vurduğunu savunması, sanığın bu savunmasının tanık beyanları ile de doğrulanması karşısında, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik koşullarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılmaması,
3) Sanığa, sebebiyet verdiği yargılama giderinin yükletilmesi yerine tüm yargılama giderlerinin sanık ile birlikte diğer sanıktan müteselsilen alınmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 326/2. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.