YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10253
KARAR NO : 2013/19077
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’nın, anılan Kanun’un 93/2,93/3-son ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Karapürçek Sulh Ceza Mahkemesinin 08/07/1998 tarihli ve 1998/49-42sayılı kararı ile ayni suçtan anılan Kanun’un 93/2, 93/3 ve 765 sayılı TCK’nin 81/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ayni Mahkemenin 10/03/1995 tarihli ve 1994/61-1995/20 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün yaptığı adli sicil arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, adli sicil arşiv kaydının silinmesine ilişkin Akyazı Sulh Ceza Mahkemesinin 29/07/2011 tarihli ve 2011/244 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 05/03/2013 tarih ve 2013/3726/15438 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27/03/2013 tarih ve 2013/91142 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede ;
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8.inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasa‘nın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” Şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eyleminin Anayasa’nın 76. maddesi kapsamında kaldığı, 5352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü ;
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, Akyazı Sulh Ceza Mahkemesinin 29/07/2011 tarihli ve 2011/244 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 09/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.