Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2013/2461 E. 2013/24405 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2461
KARAR NO : 2013/24405
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM : Sanık ve suça sürüklenen çocukların mahkumiyetine dair.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … yönünden hükmün incelenmesinde;
a) 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma eylemleri yönünden verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Müştekinin sanıkların dükkanı terk ederlerken 2-3 el ateş ettiklerini beyan etmesi ve bu beyanını doğrular şekilde olay tarihinde düzenlenen olay yeri krokisinde işyerinin dışında da iki adet boş kovanın tespit edildiği gözönüne alındığında, tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
b) Mala zarar verme eylemi yönünden verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
Sanık …’ın müştekinin işyerinde silâhla ateş ederek zarar vermesi eyleminde, silâhın 5237 sayılı TCK’nin 152/2-a maddesinde belirtilen yakıcı veya patlayıcı madde kapsamında olmadığı nazara alındığında, sanık … hakkında anılan madde uyarınca ceza artırımı yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince; hükümden TCK’nun 152/2-a maddesi uygulamasının çıkarılarak, “Sanık … ‘ın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki hal ve davranışları mahkememizce lehlerine takdiri hafifletici sebep sayıldığından 5237 Sayılı TCK’nin 62. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 nispetinde indirim yapılmasına böylece sanık …’ın 3 Ay 10 … Hapis ile cezalandırılmasına” olarak düzeltilmek ve sair yönleri aynen bırakılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
d)Yaralama eylemi yönünden verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
TCK’nin 87/3. maddesi, 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olup, kemik kırığının hayati fonksiyonları da dikkate alınarak değişiklikten önce ve sonraki kanun hükümleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların denetime olanak verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
2) Suça sürüklenen çocuk … yönünden hükmün incelenmesinde;
Mahkemece suça sürüklenen çocuk … hakkında 5395 Sayılı Yasanın 23/2.maddesindeki takdir yetkisi kullanıldığı ve müştekinin sanıkların dükkanı terk ederlerken 2-3 el ateş ettiklerini beyan etmesi ve bu beyanını doğrular şekilde olay tarihinde düzenlenen olay yeri krokisinde işyerinin dışında da iki adet boş kovanın tespit edildiği gözönüne alındığında, tebliğnamedeki bu hususlardaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Yaralama suçunda, TCK’nİn 87/3. maddesi, 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4.maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olup, kemik kırığının hayati fonksiyonları da dikkate alınarak değişiklikten önce ve sonraki kanun hükümleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların denetime olanak verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Mala zarar verme suçunda, suça sürüklenen çocuk …’ın müştekinin işyerinde silâhla ateş ederek zarar vermesi eyleminde, silâhın 5237 sayılı TCK’nin 152/2-a maddesinde belirtilen yakıcı veya patlayıcı madde kapsamında olmadığı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuk … hakkında anılan madde uyarınca ceza artırımı yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemesi, ../…
c) Suç tarihinde sabıka kaydında hapis cezası bulunmayan suça sürüklenen çocuk … hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK’nin 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasında yer alan seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
3) Suça sürüklenen çocuk … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalafet eylemi yönünden verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk …’ın diğer suça sürüklenen çocuk …’ın olduğunu bildiği ruhsatsız tabancayı beline koyduğunu belirtmesi ve üzerinde yakalanması karşısında üzerine atılı suçun sübuta erdiği ve mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 Sayılı Yasanın 23/2. maddesindeki takdir yetkisi kullanıldığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususlardaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Suç tarihinde sabıka kaydında cezası bulunmayan suça sürüklenen çocuk … hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK’nin 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yer alan seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.