YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12494
KARAR NO : 2014/34415
KARAR TARİHİ : 28.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemenin, Dairemizin 21/12/2012 tarih, 2009/23695 Esas, 2012/5939 Karar sayılı bozma ilamı üzerine, kurduğu hüküm temyiz edilmekle, evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında, katılan …’ı silahla kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 86/3.e maddesine göre yapılan arttırımda hata yapılarak, sonuç cezanın 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası yerine 2 yıl 2 ay hapis cezası olarak hesaplanması sureti ile eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK’nin 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükmün hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin fıkrasının “5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK’nin 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık hakkında, katılan …’ı silahla kasten yaralama eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Katılan …’nin yaralanmasına ilişkin 05/08/2007 tarih ve 580 numaralı raporda, sağ alt bacak, sol alt bacak ve sağ ön kolda yüzeyel çiziklerin olduğunun tespit edildiği, Nafiz Kurt Bafra Devlet Hastanesi Baştabipliğince düzenlenen 17/08/2007 tarihli ve 3522 numaralı raporunda sağ ve sol extrimeti, sağ ve sol alt extremitede ekimoz olduğu ve basit tıbbi müdahale ile düzelemeyeceğinin bildirildiği, aynı hastanenin 10/09/2007 tarih, 3929 numaralı raporunda ise genel vücut tramvasının basit tıbbi müdahale ile düzeleceğinin bildirilmesi karşısında, katılanın yaralanmasına ilişkin raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi,
b) Katılan ve tanıkların beyanlarında, sanığın eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f.4 maddesine göre silahtan sayılan sopa ile işlediğinin anlaşılması karşısında sopanın elde edilememesi ve incelenememesi şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanığın cezasında 5237 sayılı TCK’nin 86/3.e maddesine göre arttırım yapılmaması,
c) 5237 sayılı TCK’nin 50/6. maddesi seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulamayı düzenlemiş olup, seçenek yaptırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 sayılı Kanununu 106/3. maddesi ile uygulama yapılacağı, seçenek tedbirlerin yasal süresi yerine getirilmeye başlanmaması ya da başlandığı halde devam edilmemesi halinde TCK’nin 50/6. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece hapis cezasının kısmen ya da tamamen infazına dair bir karar verileceği, adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde ise 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet savcısı tarafından hapis cezasına çevrileceği gözetilmeksizin, hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanığa TCK’nin 50/6. maddesine göre ihtarat yaparak infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile isteme uygun BOZULMASINA, 28/10/2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
…
…
…