YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22697
KARAR NO : 2014/40891
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
Tebliğname No : 3 – 2013/138505
MAHKEMESİ : Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/02/2013
NUMARASI : 2012/995 (E) ve 2013/198 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında Y.. O.. ve N.. O..’yı kasten yaralama suçlarında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Tayin olunan cezaların karar tarihindeki miktarına göre 14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen Geçici 2. madde uyarınca hükümler kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında Ö.. Ç..’i kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede ise;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Adli sicil kaydında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması dışında sabıka kaydı bulunmayan sanığın, 02.11.2012 tarihli celsede “…beraatıma karar verilsin, mahkeme aksi görüşte ise hükmün açıklanması geri bırakılmasını talep ederim…” şeklindeki savunması karşısında; CMK’nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK’nin 51. maddesinde düzenlenen ertelemeye ilişkin cezanın tür ve miktarı gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun bu maddelere göre tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerinde şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde tüm kişiler için velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin şartla tahliye tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi,
c) Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12.11.2011 tarihli raporda katılanda “…nazal fraktör tespit edilerek, kırığın hayat fonksiyonların etkisinin 3. derecede olduğu…” bildirilmesine göre; temel cezanın TCK’nin 86/1. maddesi yerine TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.