YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/29399
KARAR NO : 2014/31260
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
Basit yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-e, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Bingöl Sulh Ceza Mahkemesinin 08/03/2012 tarihli ve 2012/19 esas 2012/155 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde işlemiş olduğu basit yaralama suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Bingöl Sulh Ceza Mahkemesinin 27/01/2014 tarihli ve 2013/645 esas 2014/40 sayılı kararının 27/01/2014 tarihinde kesinleşmesinden dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11 maddesi uyarında sanık hakkında verilen 08/03/2012 tarihli ve 2012/19 esas 2012/155 sayılı hükmün açıklanmasına ve 86/2, 86/3-a-e, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 50/1-f maddesi uyarınca bu sefer 4 ay süre ile ücretsiz kamuya yararlı bir işte çalıştırmaya çevrilmesine dair Bingöl Sulh Ceza Mahkemesinin 10/03/2014 tarihli ve 2014/101 esas 2014/163 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 16.05.2014 tarih ve 2014/9804 – 33905 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.05.2014 tarih ve 2014/194486 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) Bingöl Sulh Ceza Mahkemesince duruşma açılarak sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-f maddesindeki düzenlemeler göz önüne alındığında ancak kısa süreli hapis cezalarının kamuya yararlı bir işte çalışma yaptırımına çevrilebileceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 50/1-f madde ve fıkrasında, gönüllü olmak koşuluyla “kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya” karar verilebileceği belirtilmesine karşın, ayrıca sanığın rızasının da ücretsiz çalışmayı kapsamadığı halde, kararda infazı kısıtlayacak
şekilde “kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilmesine” karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen 1 no’lu düşünce yerinde görüldüğünden; Bingöl Sulh Ceza Mahkemesinin 10/03/2014 tarihli ve 2014/101 esas 2014/163 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/3. maddesi gereğince; ancak kısa süreli hapis cezalarının kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek yaptırımına çevrilebileceğinden, aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA,
2) Tebliğnamedeki 2 no’lu bozma düşüncesine yönelik yapılan incelemede;
TCK’nin 50/1. maddesine göre; (1)Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
f) Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın “kamuya yararlı bir işte çalıştırma” başlıklı 105. maddesinde ise; “(1) Türk Ceza Kanununun 50. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır.
Buna göre; kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımının mahiyeti gereği hükümlünün kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılması suretiyle infaz edileceği anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen 2 no’lu düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.