YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/29437
KARAR NO : 2014/31261
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
Kasten yaralama suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a-e, 29, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2.800 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Isparta 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/01/2014 tarihli ve 2013/706 esas, 2014/23 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 04.06.2014 tarih ve 2014/11330 – 38774 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.06.2014 tarih ve 2014/224345 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanığın sabıkasında yer alan Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 18/11/1998 tarihli ve 1998/67 esas, 1999/59 sayılı ilamının adli sicil kayıtlarından silinme koşulları oluştuğu gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişse de, söz konusu ilamda yer alan 15 yıl ağır hapis cezası bakımından bihakkın tahliye tarihinin 16/02/2014 tarihi olduğu cihetle henüz silinme koşulları oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği hüküm, daha sonra davanın düşmesi kararı verildiğinde veya hükmün açıklanması ya da yeni bir hüküm kurulması halinde varlık kazanacağından ve ancak bu halde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 305 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223. maddeleri uyarınca temyiz edilebilme olanağına kavuşabileceğinden, bu aşamadan önce henüz hukuken varlık kazanmamış bulunan, bu hükmün temyiz merciince denetlenebilme olanağı bulunmamaktadır. Kanun yararına bozma yasa yolu ise temyiz ve istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yolu olup, amacının ülke sathında uygulama birliğine ulaşılması, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi olup, bu kanun yoluna başvurulabilmesi için ilk ve temel koşul, verilen hüküm veya kararın istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29/06/2010 gün ve 11/70-159, 22/05/2012 gün ve 2011/8-498 Esas, 2012/211 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere belirtilen hukuka aykırılığın hükmün içeriğinin denetlenmesini gerektirmesi nedeniyle kanun yararına bozma konusu yapılması olanaklı bulunmadığından ve kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığı’nın bu yöndeki kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 24.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.