Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2014/33062 E. 2014/36911 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/33062
KARAR NO : 2014/36911
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

Kasten yaralama suçundan sanık, …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son, 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair…. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2013 tarih 2012/785 esas 2013/585 sayılı kararına karşı … Bakanlığı’nın 07.07.2014 tarih ve 2014/13883 – 46778 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.07.2014 tarih ve 2014/264478 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre;
… .Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında mağdur-sanık …’i silahtan sayılan taş ile çehrede sabit iz kalacak şekilde yaraladığından cezalandırılması cihetine gidilmiş ise de; suça konu taş üzerinde herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmadığı gibi bu taşın hangi gerekçe ile silahtan sayıldığının objektif kriterler ile ortaya konulmadığı ve yine mağdur-sanıklardan … ile …’un öncelikle …’in sanığa taş attığını beyan etmelerine rağmen, bu noktada sanık hakkında haksız tahrik veya meşru müdafa sınırını aşmak nedenlerine dayalı indirim hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde karar vermesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen … Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; mahkeme sanığın yüzde sabit iz kalacak şekilde silahla yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son, 62. maddeleri gereğince cezalandırılması yoluna gitmiştir. 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı bizatihi mahkemenin takdirine ilişkin bir konu olup, mahkeme bu hususta sanıklar lehine haksız tahrik indirimi yapmayarak takdir hakkını bu yönde kullanarak uygulama yapmıştır. Yine; sanığın yaralama eyleminde kullandığı taş üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmamış olsa da, mağdurun vücudunda meydana gelen yaralanmanın etkisi ve niteliği itibariyle mahkemece suçta kullanılan taşın silah olarak nitelendirilmesi yerindedir.
Açıklanan bu nedenlerle… Bakanlığının kanun yararına bozma talebini içeren talebi…. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2013 tarih 2012/785 esas 2013/585 sayılı Kararının, takdire ilişkin olması ve dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre, taşın silahtan sayılması gerektiği nedenleriyle yerinde görülmediğinden, CMK’nin 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE; 12.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.