YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/41441
KARAR NO : 2014/42182
KARAR TARİHİ : 17.12.2014
Kötü muamele suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 232/1, 43 ve 50/1-a. maddeleri gereğince 1.500 Türk Lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 12/05/2009 tarihli ve 2008/138 esas, 2009/98 sayılı kararına karşı … Bakanlığı’nın 16.05.2014 tarih ve 2014/9785 – 33863 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.05.2014 tarih ve 2014/193716 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay 14. Ceza Dairesi Başkanlığı’na gönderildikten sonra bu dairece verilen görevsizlik kararıyla Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanığın diğer suçu olan kasten yaralama suçundan, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09/10/2012 tarihli ve 2011/6401 esas, 2012/33483 sayılı ilamıyla bozma kararı verilmesini müteakip, Mahkemesince 2012/276 esas numarasına kayıtlı olarak yargılama devam ettiğinden onaylı örneği üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; sanık …’in kötü muamele suçu ile birlikte işlediği kasten yaralama suçuna ilişkin aldığı ceza verilmesine yer olmadığına dair karara karşı temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09/10/2012 tarihli ve 2011/6401 esas, 2012/33483 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın eyleminin bir bütün olarak 5237 sayılı Kanunun 86/2-3 maddelerinde düzenlenen yaralama suçu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; sanık …’in annesi olan müştekiye karşı yaralama şeklindeki eyleminin kasten yaralama suçuna vücut vereceği, ayrıca kötü muamele suçunu oluşturmayacağının gözetilmemesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen … Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca
bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde; sanık hakkında annesi olan mağduru basit tıbbi müdahale ile yaraladığından ve zaman zaman mağdurdan para isteyip vermediğinde şiddete başvurduğundan bahisle TCK’nin 232/1, 86/2-3-a maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece basit yaralama eyleminin kötü muamele suçunun unsurunu oluşturması ve kötü muamele suçu içinde kaybolması nedeniyle kasten yaralama suçu bakımından sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, sanığın kötü muamele suçundan TCK’nin 232/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine, kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından eylemin yaralama olarak nitelendirilmesi gerektiği yönüyle vasfa yönelik aleyhe temyizi üzerine, Dairemizin 09.10.2012 gün ve 2011/6401 Esas, 2012/33483 sayılı bozma kararıyla, sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK’nin 86/2-3 maddelerinde düzenlenen yaralama suçu çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, yani sanık hakkındaki tebliğnameye konu dosyanın halen derdest olduğu ve hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK’nin 309/1. maddesine göre, kesinleşmemiş kararlar aleyhine kanunun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, … Bakanlığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, Dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 17.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.