YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5121
KARAR NO : 2014/28831
KARAR TARİHİ : 10.09.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/11/2007 gün 2007/167-222 sayılı esas ve kararında belirtildiği üzere, üst Cumhuriyet savcısının mülhakat sulh ceza mahkemesine ait kararları, hükmün tefhiminden itibaren 1412 sayılı CMUK’un 310/3 maddesinde öngörülen 1 aylık yasal süre içinde temyiz etmesinin gerekmesine rağmen, mahkemenin 24/09/2012 tarihinde tefhim olunan kararını 21/11/2012 tarihinde temyiz etmesine göre üst Cumhuriyet savcısının süreden sonraki temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2)Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi gereğince TCK’nin 86/2. maddesinde belirtilen seçenekli cezalardan hapis cezası tercih edildiğinden, bu cezanın TCK’nin 50/2. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi ve buna bağlı olarak tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile işlediği kabul edildiği halde cezasında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince artırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 50/6. maddesi seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulamayı düzenlemiş olup, seçenek yaptırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 sayılı Kanununu 106/3. maddesi ile uygulama yapılacağı, seçenek tedbirlerin yasal süresi yerine getirilmeye başlanmaması ya da başlandığı halde devam edilmemesi halinde TCK’nin 50/6. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece hapis cezasının kısmen ya da tamamen infazına dair bir karar verileceği, adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde ise 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet savcısı tarafından hapis cezasına çevrileceği gözetilmeksizin, hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanığa TCK’nin 50/6. maddesine göre ihtarat yaparak infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, hükmün TCK’nin 50/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin parağrafının hükümden çıkarılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.