YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12912
KARAR NO : 2015/29604
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
Tebliğname No : 3 – 2013/313622
MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/04/2013
NUMARASI : 2011/313 (E) ve 2013/267 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
H.. G.. müdafiinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre hükmü sanık sıfatıyla temyiz ettiği katılan sıfatıyla temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık M.. A.. ve H.. G.. hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık Murat hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmaması, hak yoksunluğunun kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden, sanık Murat’ı tekerrürre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükmünün uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık B.. Ş.. hakkında H… U..’u yaralamadan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3. maddesine göre kendi alt soyu dışındakileri bakımından infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Esas No : 2015/12912
Karar No : 2015/29604
Tebliğname No : 3 – 2013/313622
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının TCK’nin 53. maddesi ile ilgili paragrafının “5237 sayılı Yasanın 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanık B.. Ş.. hakkında Hasan Hüseyin’i yaralamadan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Ayrıntıları Dairemizin 01.10.2012 tarih, 2010/6651 Esas ve 2012/32108 Karar sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığın taşla mağdurun kafasına vurarak mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, buna bağlı olarak katılandaki efor ve stresin etkisiyle kendisinde mevcut kronik kalp damar rahatsızlığının akut hale geçerek kalp krizi sonucu yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, katılandaki kalp rahatsızlığının önceden sanık tarafından bilinip bilinmediği araştırılıp bilmediğinin anlaşılması durumunda sanığın basit taksirle yaralama suçundan TCK’nin 89/1-2. maddesiyle, bilmesi halinde bilinçli taksirle yaralamadan TCK’nin 89/1-2, 22/3. maddeleriyle cezalandırılması cihetine gidilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) 5237 sayılı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3. maddesine göre kendi alt soyu dışındakileri bakımından infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.