Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/13172 E. 2015/28126 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13172
KARAR NO : 2015/28126
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

Tebliğname No : 3 – 2013/332039
MAHKEMESİ : Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/06/2013
NUMARASI : 2013/252 (E) ve 2013/376 (K)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık Şerafettin hakkında katılan Osman’ı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesinde itiraz yasa yoluna tabi olduğunun belirtilmesine, aynı yasanın 264/1. maddesinde kanun yoluna başvurmada yanılmanın başvurmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının yazılı bulunmasına göre, katılanın başvurusunun itiraz mahiyetinde olduğu kabul edilerek dosya hakkında inceleme yapılması için itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık Şerafettin hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3) Sanık Osman hakkında katılan Şerafettin’i kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Oluşa ve dosya içeriğine göre, kavganın karşılıklı gerçekleşmesi, sanığın da katılanın eylemi neticesinde yaralanmış olması karşısında olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilememesi karşısında, Yargıtay Ceza
Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde bu hususun karar yerinde tartışılmaması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesine göre TCK’nin 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun sadece kendi altsoyu üzerinde şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde tüm kişiler için velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.