YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14235
KARAR NO : 2015/33296
KARAR TARİHİ : 24.11.2015
Tebliğname No : 1 – 2014/145491
MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/02/2014
NUMARASI : 2013/47 (E) ve 2014/76 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık ve müştekinin resmi nikahlı evli olup olay günü sanığın, eşinin iş yerine giderek onu dışarıya çağırdığı ve kısa bir konuşmanın ardından yanında getirdiği bıçak ile peş peşe seri darbelerle 3 kez karın bölgesinden bıçakladığı, bu bıçak darbelerinden ikisinin batına nafiz olup karaciğer yaralanmasına neden olarak hayati tehlike yarattığı, olayı gören tanık Y.. Y..’un, sanığın sırtına yumruk atarak müdahale etmesi üzerine sanığın iradesi dışında eylemine son verdiği ve devamında kendisini de yaralayarak intihara teşebbüs ettiği olayda, olayın oluş şekli, darbe sayısı, meydana gelen yaralanmaların niteliği, sanığın iradesi dışında eylemine son vermesi nazara alındığında, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sağır ve dilsiz olan sanığın, savunma şekli ve içeriğine göre, önce eşini sonra da kendisini öldürmek istediği olayda, sanığın suç tarihi itibariyle ve halen TCK’nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespitinin gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Hükmün gerekçe kısmında, sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmadığı belirtildiği halde, hüküm fıkrasında, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 24.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.