YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14419
KARAR NO : 2015/29639
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
Tebliğname No : 4 – 2014/116931
MAHKEMESİ : Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/02/2014
NUMARASI : 2013/249 (E) ve 2014/109 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Av. Z.. A..’ın S.. B.. vekili olarak yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
S.. B.. personeli olan mağdur N.. Ü..’nün hukuki yardım talebi doğrultusunda, Av. Z.. A..’ın, S.. B.. tarafından 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 54. maddesine ve 28.04.2012 tarih ve 28277 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren S.. B.. Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine istinaden mağdura hukuki yardımda bulunmak üzere mağdur vekili olarak yetkilendirildiği anlaşılmakla;
S.. B.. personeli olan mağdur N.. Ü..’ye yönelik hakaret ve kasten yaralama suçları bakımından S.. B..nın suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından S.. B.. açısından verilen katılma kararının hükümsüz olduğu, bu nedenle S.. B..nın 5271 sayılı CMK’nin 260. maddesi uyarınca kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından, S.. B.. vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Sanık müdafiinin ve katılan Nevroz vekilleri Av. Z.. A.. ile Av. Z..Ö..’in, sanık hakkında katılanı kasten yaralama, katılana hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kesin nitelikte ise de, katılan vekillerinin temyiz istemi suç vasfına yönelik olduğundan anılan hüküm temyiz incelemesine konu edilmiştir.
Sanığın tutanaklara yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması karşısında, savunma kapsamında söylediği “…müştekiyi darp etmedim, mağdur olan kişi benim, eşim tedavi edilmedi, suçsuzum…” şeklindeki sözleri eylemlerini haklılaştırma çabası olarak değerlendirilemeyeceğinden sanık hakkında tayin olunan cezalarda takdiri indirim yapılmasında ve hükmolunan hapis cezasının ertelenmesinde, yine hakaret suçu açısından seçimlik cezalardan takdiren adli para cezasının seçilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından tebliğnamede bu yönde bildirilen bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın kasten yaralama eylemini, hastane içerisindeki muayene odasında görevi başında bulunan ve olay sırasında otuz haftalık hamile olan katılanın karnına tekme atmak suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, tehlikenin ağırlığı gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca tayin olunacak temel cezanın alt sınırdan makul ölçüde uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl hapis cezası 5237 sayılı TCK’nin 86/3-c maddesi uyarınca yarı oranında artırıldığında 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken hesap hatası yapılarak 2 yıl hapis cezasına hükmolunması ve buna bağlı olarak sonuç cezanın 1 yıl 3 ay hapis cezası yerine 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesi,
c) Kasten yaralama suçundan hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanığın, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesi gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğuna karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
d) Hakaret suçunun, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi nedeniyle temel cezanın 5237 sayılı TCK’nin 125/1-a maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
e) Hakaret suçunun alenen işlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 125/4. maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken indirim yapılması,
f) S.. B..nın suçtan zarar gören sıfatı olmaması nedeniyle davaya katılamayacağı gözetilmeksizin, anılan bakanlığın davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
g) Yargılama giderlerinin denetime imkan sağlayacak şekilde ayrı ayrı miktarının belirlenerek, kararda ayrıntılı olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 324. maddesine muhalefet edilmesi,
h) Kısa kararda, hükümlerin kimlerin yüzüne karşı tefhim edildiği, kimlerin yokluğunda verildiğinin belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 26.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.