Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/14435 E. 2015/33310 K. 24.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14435
KARAR NO : 2015/33310
KARAR TARİHİ : 24.11.2015

Tebliğname No : 1 – 2014/185192
MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2014
NUMARASI : 2013/171 (E) ve 2014/4 (K)

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/04/2010 tarih 2008/274 E., 2010/308 K. sayılı ilamının suç tarihinden sonra 14/09/2012 tarihinde kesinleştiğinden, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması doğru değil ise de, sanığın adli sicil kaydında bulunan, Büyükçekmece 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2008 tarih 2008/663 esas, 2008/2154 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 142/1-f, 62 maddeleri gereğince elektrik hırsızlığı suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin ilam yönünden, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun Geçici 2/2. maddesi ile “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” hükmünün getirilmesi karşısında, zararın tamamen tazmin edilip edilmediği hususunun mahkemesinden sorularak sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmasının gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.