YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14496
KARAR NO : 2015/31962
KARAR TARİHİ : 11.11.2015
Tebliğname No : 3 – 2013/371817
MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2008/120 (E) ve 2013/338 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Koşulları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMUK’un 318. ve 5271 sayılı CMK’nin 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının hak yoksunlukları ile ilgili kısmının “5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK’nin 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmalarına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/11/2015 gününde Üye M. Metin Kaya’nın karşı oyu üzerine oyçokluğu ile karar verildi.
1) Sanık C.. Ö.. soruşturmadaki anlatımında mağdur Ayfer’in daha evvel kiracıları olduğunu arkadaşı İlknur ile aynı evde kaldıklarını, İlknur izinde iken mağdur Ayfer’in evde bulunan bana ve kız arkadaşım İlknur’a ait eşyaları haber vermeden satıp parasını aldığını olay günü de karşılaştıklarında kendisine hakaret ettiğini iddia etmesi karşısında TCK’nin 29. maddesi gereğince sanık lehine haksız tahrikin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2) Adli Tıp Kriterlerine göre yüz deyiminin kişiye cepheden bakıldığında boyun ve kulakları dahil başın gözle görünen ön kısmını ifade etmektedir.
Sanık müdafii tüm aşamalarda mağdurun boyun kısmının sağ tarafında bulunan ve kulak kepçesinden ensedeki saça doğru uzanan yaraya cepheden bakıldığında mağdurun yüzünde herhangi bir yara görülmediğini iddia etmiştir.
14.05.2009 tarihli celsede yargıç tarafından da mağdur gözlemlenerek bu husus tespit edilip, mağdurenin yüzünde herhangi bir yara görülmediği belirtilmiştir.
Bu durum karşısında mağdure Ayfer’in mevcutlu olarak Adli Tıp İlgili İhtisas Dairesine gönderilerek, sağ kulak kepçesinden ensedeki saçlı deriye doğru uzanan yaraya cepheden bakılarak, başın ön kısmında mevcut yaranın görülüp görülmediği, bu yaranın yüz sınırlarına dahil bir yara olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturalarak her türlü şüpheden uzak, varılan sonuca göre cezanın tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik soruşturma ile hüküm kurulması bozmayı gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.