YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17463
KARAR NO : 2015/33622
KARAR TARİHİ : 25.11.2015
Tebliğname No : 3 – 2013/390256
MAHKEMESİ : Düzce 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2013
NUMARASI : 2013/436 (E) ve 2013/611 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Adli Tıp Kurumu uygulamaları ve Dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre, yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaralama eylemine dair adli raporun olay tarihinden itibaren en az 6 aylık süre geçtikten sonra Adli Tıp uzmanından ya da konusunda uzman doktordan rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, olayın meydan geldiği 12/03/2013 tarihinden yaklaşık 1 ay sonra 17/04/2013 tarihinde Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı tarafından düzenlenen adli raporun hükme esas alındığının anlaşılması karşısında, katılanın tüm tedavi belgeleri ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’ne sevkinin yapılarak mevcut yaralanmanın yüzünde sabit iz niteliğinde olup olmadığına dair raporu aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine yazılı şekilde eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2)Hükmü fıkrasının 4 nolu bendinde, sanık hakkında TCK’nin 62/1 maddesinin uygulanmasına karar verilerek cezadan indirim yapıldığı halde 6 nolu bendinde TCK’nin 62/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
3)Kabule göre;
Sanık hakkında TCK’nin 86/1 maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan, aynı yasanın 86/3-e maddesi uyarınca yapılan artırım sırasında hapis cezasının, 3 yıl yerine 4 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
4)Sanığın, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.