Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/18291 E. 2015/33670 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18291
KARAR NO : 2015/33670
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

Tebliğname No : 3 – 2014/28445
MAHKEMESİ : Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/12/2013
NUMARASI : 2012/481 (E) ve 2013/761 (K)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mağdur sanık Hamit’in hükmü “sanık” sıfatıyla temyiz ettiği; sanık Serkan’ın hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği dilekçelerinden anlaşılmakla sınırlı yapılan incelemeye göre;
1)Sanık Serkan’ın mağdur Hamit’e karşı; sanık Hamit’in mağdur Ümit’e karşı işledikleri yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2)Sanık Hamit hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık Serkan’ın olaydan sonra emanete alınan 2 adet bıçağı polise teslim ettiği, olay yeri tespit tutanağına göre bıçaklardan birini sanık Hamit’in olay yerinde düşürdüğünü ve ona ait olduğunu söylediği ancak hangi bıçağın hangi sanığa ait olduğu hususunda kovuşturma ve soruşturma evresinde bir tespit ve delilin bulunmadığı, ekspertiz raporuna göre bıçaklardan birinin 6136 sayılı Yasa kapsamında kalan bıçak olduğunun bildirildiği, sanık Hamit’in ise olayda bıçak kullanmadığını savunması karşısında taşınması ve bulundurulması yasak bıçağın kime ait olduğunun dosya kapsamına göre kesin olarak tespit edilememesi karşısında sanığın beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.11.2015 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
Oluşa ve dosya içeriğine göre sanık Hanif’in kesici bir aletle mağdur Ümit’i yaraladığı, Ümit’in arkadaşı olan sanık Serkan’ın da kesici bir aletle mağdur Hanif’i yaralaması ile sonuçlanan olayda;
Görevliler tarafından düzenlenen 26.09.2010 tarihli Olay Yakalama Tutanağına göre sanık Hamit’in elindeki bıçağı yere düşürmesi üzerine sanık Serkan’ın bu bıçağı yerden alıp kendi bıçağı ile birlikte her iki bıçağı görevli polislere teslim ettiği dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Sanık Hamit bıçağın kendisine ait olmadığını, mağdur Ümit’e karşı bir bira şişesi attığını iddia etmiş ancak olay yerinde herhangi bir bira şişesi ele geçmemiştir.
Cumhuriyet savcısı E..Y..z’ın düzenlediği iddianamede emanete kayıtlı bulunan iki adet bıçaklardan yalnız bir tanesinin 12.10.2010 tarihli expertiz raporuna göre sustalı bıçak olup 6136 sayılı Yasanın 4. maddesi kapsamına girdiğini ve bu sustalı bıçağın sanık Hamit’e ait olduğunu bildirmiş ve sanık Hamit hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalafet suçundan kamu davası açılmıştır.
Sanık Hamit, sustalı bıçağın kendisine ait olmadığını iddia edip, suçu inkar ettiğine göre emanete kayıtlı bulunan sustalı bıçağın sanık Hamit’e ait olup olmadığı hususu etraflıca tüm sanıklar, mağdurlar ve evrakı düzenleyen görevlilerden sorulmadığı anlaşılmakla, bu husus sorulup sonucuna göre hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, olayda kullanılan ve emanette kayıtlı bulunan sustalı bıçak yönünden sanık hakkında bozma yerine beraat kararı öneren çoğunluk görüşünün düşüncesine katılmamaktayım.