Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/18991 E. 2015/28153 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18991
KARAR NO : 2015/28153
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

Tebliğname No : 9 – 2012/300802
MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/09/2012
NUMARASI : 2010/467 (E) ve 2012/1429 (K)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında başkasının kimlik bilgilerini kullanma (iftira) suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
b) Sanığın, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının sanık Sadullah Yoldaş ile ilgili 7 numaralı bölümünün tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafındaki “takdiren 1 yıl süre ile” cümlesinin karar metninden çıkartılması ve yine hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin paragrafının karar metninden çıkarılarak yerine

Esas No : 2015/18991
Karar No : 2015/28153
Tebliğname No : 9 – 2012/300802

“Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan ise 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık hakkında mağdur A.. T..’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce düzenlenmiş 26/10/2009 tarih ve 2009/19428 sayılı raporda “…halen tüm yaşamsal fonksiyonları normal olan mağdurun tıbbi yatış dosyasında kafatası kemiğinde kuşkulu çatlak tanımlandığından adına istenilen kati raporun düzenlenemediği, mağdur ile ilgili kati raporun düzenlenebilmesi için kafatası kemiğinde kesin çatlak olup olmadığı yönünde kuşkuya mahal vermeyecek şekilde raporun düzenlenmesi gerektiği, bu nedenle mağdurun hastane arşivinde bulunan kranial beyin tomografi filmlerinin bir kez daha aynı hastane radyoloji servisince değerlendirilerek kesin kafatası kemiğinde kırık çatlak olup olmadığı yönünde ikinci bir kez rapor aldırılması gerektiği, bunun mümkün olmaması halinde ise kranial BT grafilerinin ilgili hastane arşivinden aldırılarak tüm raporları ile birlikte grafilerinin İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine gönderilerek istenilen raporun oradan aldırılmasının gerektiği” bildirilmesine rağmen, bu hususta istenilen eksiklikler giderilmeksizin, hükme esas alınan İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi nöroşirurji uzmanı tarafından tanzim edilen darp sonrası sağ parieta kontüzyon nedeniyle hastanelerinde yatan mağdurun hayati tehlike geçirdiği şeklindeki 16/02/2010 tarihli kati raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmaması karşısında, tüm doktor raporları, tedavi evrakları ve grafilerinin adli tıp raporunda belirtilen eksiklikler de giderildikten sonra yeniden adli kurumuna gönderilerek rapor aldırılması, adli tıp kurumunca kati rapor tanzim edilemesi halinde, tüm tedavi evrakları ve grafilerinin İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi’ne gönderilerek mağdurun yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Mağdur A.. T..’un soruşturma aşamasındaki “şahıslar bizlere sopalarla saldırdı” şeklindeki beyanları ile kovuşturma aşamasındaki “benim başıma şişeyle de vurulmuştur” şeklindeki beyanları gözetilerek, mağdurun yaralanmasının 5237 sayılı TCK’nin 6/1 -f maddesi uyarınca silahtan sayılan bir cisim ile oluşup oluşmadığı hususu tartışılıp açıklığa kavuşturulmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Esas No : 2015/18991
Karar No : 2015/28153
Tebliğname No : 9 – 2012/300802

Kabule göre;
c) Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
c) Sanığın, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 13.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.