YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19639
KARAR NO : 2015/34923
KARAR TARİHİ : 07.12.2015
Tebliğname No : 3 – 2013/384036
MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/09/2013
NUMARASI : 2013/114 (E) ve 2013/443 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) Katılanın 02/04/2013 ve 05/09/2013 tarihli Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen adli raporlarında; “01/04/2013 tarihinde Şube Müdürlüğümüzde yapılan muayenesinde; sağ kaş üst iç uçta 0,8 cm ve sağ nazolabial oluk üst kısmında 1 cm uzunluğunda ciltten çökük ve cilt renginden koyu renkli iki adet nedbe tespit edildi. Ancak olay tarihli tıbbi belgelerde bu nedbelere ait yaralanmalar tarif edilmediği için olay ile illiyeti kurulamadığı, mahkemece illiyetinin bulunduğunun kabulü halinde; yaralanmanın sabit iz niteliğinde olduğu”nun belirtilmesi karşısında; katılanın olay tarihinden önce ve sonra çekilen fotoğraflarının temin edilmesi, katılanın 23/02/2013 tarihli adli raporunu düzenleyen hekimin ve yakınlarının konu ile ilgili tanık olarak beyanlarının alınmasının ardından; katılandaki sabit ize neden olan yaralanma ile sanığın eylemi arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi için; katılanın İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek yeniden adli raporunun aldırılmasının ardından sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) Sanığın eşini yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaralama eylemi dolayısıyla; sanık hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-a, 87/1-c maddelerine göre belirlenecek hapis cezasının 5 yılın altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesine göre 5 yıla çıkarılması gerekirken yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi,
b) Yaralama eyleminin katılanda TCK’nin 87. maddesi kapsamında birden fazla sonucu aynı anda oluşturması durumunda TCK’nin 44. maddesi gereğince sanığa 87. maddeye göre en ağırından ceza verilmesi gerekeceği gözetilmeden,
TCK’nin 86/1, 86/3-a, 87/1-c-son maddelerine göre uygulama yapıldıktan sonra 87/3. maddesi uyarınca cezanın tekrar arttırılması,
c) 5237 sayılı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3. maddesine göre kendi alt soyu dışındakileri bakımından infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.