YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20973
KARAR NO : 2015/35710
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
Tebliğname No : 3 – 2014/52700
MAHKEMESİ : Samandağ Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/11/2013
NUMARASI : 2013/339 (E) ve 2013/553 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Sanık ile katılanın aralarında husumet bulunması, olaydan iki gün önce kavga ettikleri ve sanığın kavga sonrasında işyerinden ayrıldığının anlaşılması, sanığın savunmasında daha önceki olayda katılanın kendisini dövdüğünü beyan etmesi karşısında, önceki kavga olayının çıkış şekli ve katılanın sanığa yönelik haksız bir eyleminin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak sanık, katılan ve tanık beyanlarına başvurularak sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince haksız hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerekirken “önceki eylemin haksız tahrik durumu olarak kabulünün mümkün bulunmadığı” gerekçesi ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması
2) 5237 sayılı TCK’nin 51/1. maddesi uyarınca fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasında ceza üst sınırının 3 yıl olması karşısında, “erteleme sınırının üstünde olduğundan” şeklinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden 3 yıldan az hapis cezası ile cezalandırılan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nin 51. maddesi hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
3)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilen ve kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, sanık aleyhine hüküm tarihinde yürürlükte olan vekalet ücretine hükmedilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5) Karar başlığında suça sürüklenen çocuk sıfatı yerine sanık sıfatının kullanılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.