Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/21100 E. 2015/35894 K. 15.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/21100
KARAR NO : 2015/35894
KARAR TARİHİ : 15.12.2015

Tebliğname No : 3 – 2014/51414
MAHKEMESİ : Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2012/76 (E) ve 2013/437 (K)

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdurdaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hangi derecede etkileyecek nitelikte olduğu hususunda Adli Tıp Şube Müdürlügünden adli rapor aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2) Sanığın Siverek (A 3) tipi kapalı ceza infaz kurumunda yapılan disiplin soruşturması sırasında alınan 11.11.2011 tarihli savunmasında, mağdurun dolabından suyunu izinsiz aldığını, kendisinin neden izinsiz aldığını sorması üzerine mağdurun suya küfrettiğini, uyarmasına rağmen küfürlü konuşmaya devam edince mağdura tokat ile vurduğunu belirtmesi karşısında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun kararda tartışılmaması,
3) Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınan ilamından daha ağır nitelikte olan Siverek 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/135 E, 2007/134 K sayılı ilamı ile silahla tehdit suçundan verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca mükerrirler hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6, 7. madde ve fıkrası uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenerek infaz yetkisinin kısıtlanması,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
6) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1 maddesi gereğince belirlenen temel cezanın TCK’nin 87/3 maddesi uyarınca (1/4) oranında artırılması ile 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.