Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/23088 E. 2016/4684 K. 24.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23088
KARAR NO : 2016/4684
KARAR TARİHİ : 24.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’in adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından; sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu husus Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile oluşan yeni hukuki durum da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında mağdur …’ye karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet, sanık … hakkında katılan …’e karşı hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına, sanıklar… hakkında mağdur …’ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar …i’nin adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas sabıkaları bulunduğu halde haklarında TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
a) Sanıklar … ve …’nin karşılıklı hakaret suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunamadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Sanık …’in mağdur …’yi telefonla arayıp borcunu ödeyeceğini söyleyip mağduru Kemer Beldesine çağırarak sanık … ile birlikte mağduru yaralamaya karar verip, vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde birlikte yaraladıkları anlaşılmakla her iki sanık hakkında TCK’nin 37/1. maddesi yollamasıyla 86/1., 86/3-e ve 87/3. maddeleri gereğince cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde sanık … yönünden TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması,
c) Sanıklar …i’nin mağdur …’yi yaralama olayında mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanıkların cezasından 1/3 oranında artırım yapılması suretiyle sanıklara fazla ceza verilmesi,
d) Sanık … hakkında TCK’nin 86/1., 86/3-e ve 87/3. maddeleri uygulanırken 1 yıl 12 ay hapis cezası yerine 2 yıl hapis cezası tayini,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin ve katılan sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanık … yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 24/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.