YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23674
KARAR NO : 2016/10420
KARAR TARİHİ : 25.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdurun oluşa uygun düşen soruşturma aşamasındaki ilk anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre, mağdurun olay tarihinde asker eğlencesi sırasında çıkan kavgayı ayırmaya çalıştığı sırada, sanığın bıçakla mağdurun arkasından gelerek sırtına iki kez, omzuna da bir kez kasten vurmak suretiyle eylemini gerçekleştirdiği, anlaşılmakla, mağdur hakkında Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 20.02.2013 tarihli raporda, sağ scapula üzerinde bir adet, sağ 10. interkostal aralık hizasında iki adet 1’er cm’lik sütüre kesi, BT’de sağ hemitoraksta minimal hemotoraks mevcut olduğu bildirilerek, mağdurun yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu bildirilmiş ise de, söz konusu raporun mağdurda tespit edilen üç adet kesici-delici yarasının hangisinin ya da hangilerinin kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu hususunda açıklık taşımaması nedeniyle hükme esas alınamayacağı, bu nedenle mağdurda tespit edilen üç adet kesici-delici alet yaralanmasının her birinin ayrı ayrı kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılarak sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Mahkemece, bir taraftan olay tarihinde sanık ile mağdurun katıldığı asker uğurlama eğlencesi sırasında iki grup arasında kavga çıktığı, mağdur ve sanığın da kavgaya karıştığı, kavga sırasında sanığın karşı grupta olduğunu zannettiği mağdur arkadaşını karanlıkta göremeyerek bıçakla sırtından iki kez, omuzundan
bir kez vurmak suretiyle yaralamak suretiyle “şahısta hata yaptığı” kabul edilmesine rağmen, diğer taraftan gece karanlığında asker uğurlama eğlencesinde meydana gelen kavga ve arbede sırasında, sanığın kendilerine saldıran gruptan insanlara doğru rastgele salladığı bıçak darbelerinin olayı ayırmak üzere araya giren mağdura denk geldiği ve sanığın mağduru “olası kastla” yaraladığı kabul edilmek suretiyle gerekçede çelişki oluşturulması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son ve 21/2. maddeleri uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından, 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesi uyarınca altıda bir oranında indirim yapıldığında 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken hesap hatası yapılarak 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 25.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.