Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/23681 E. 2016/5801 K. 07.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23681
KARAR NO : 2016/5801
KARAR TARİHİ : 07.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık müdafinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi, mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında olay günü ikametgahına girerek kendisini yaralayan şahsın kafasında kask olduğunu ve şahsın hiç konuşmadığı için sesini duymadığını, bu sebeple şahsı teşhis edemediğini belirtmesi, tanıklar …, … ve …’ un beyanlarında olayı görmediklerini belirtmeleri, 12.03.2013 tarihinde yaptırılan ve içerisinde sanığın da bulunduğu teşhiste mağdurun kendisini yaralayan şahsı teşhis edemeyeceğini belirtmesi, olay yerinden elde edilen bıçak üzerinde … Emniyet Müdürlüğünce yapılan inceleme sonrası tanzim edilen 30.10.2012 tarihli uzmanlık raporunda belirtildiği üzere herhangi bir vucut izine rastlanılmaması, mağdurun çalındığını beyan ettiği cep telefonunu parkta bulan … isimli şahsın telefonu 01.11.2012 tarihinde kolluk birimlerine teslim etmesi, cep telefonunun 05.11.2012 tarihinde mağdura teslim edilmesi, Telekominikasyon İletişim Başkanlığının 25.02.2013 cevabi yazısından da anlaşılacağı üzere mağdura ait cep telefonunun suç tarihinden itibaren mağdura teslim tarihine kadar kullanılmaması, olay yerinden elde edilen muhtelif sayıda kıl numuleri üzerinde Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesince yapılan inceleme sonrası tanzim edilen 30.05.2013 tarihli raporda söz konu kıl numuleri kök ve kök kılıfı içermediğinden otozomal STR DNA analiz çalışması yapılamadığının belirtilmesi, mağdurun 03.12.2013 tarihli beyanında kendisini telefon ile arayan şahsın sesinin tanıdık gelmediğini, söz konusu sesin sanığın sesine benzemediğini beyan etmesi ve sanığın üzerine atılı suçları işlediğini gösterir ve cezalandırılmasını gerektirir derecede her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delilin bulunmaması karşısında 5271 sayılı CMK’ nın 223/2-e madesince sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde mahkumiyet hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) İddianamede talep edilmemiş olmasına karşın 5237 sayılı CK’ nın 116/4. madesinden cezalandırılmasına karar verilen ve duruşmada hazır bulunan sanığa ek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeyerek 5271 sayılı CMK’ nın 226/1. maddesine aykırı davranılması,
3) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’ nın 53. maddesindeki 1., 2., ve 4. fıkralarındaki bazı hükümlerin iptal edilmesi karşısında TCK’ nın 53. maddesinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.03.2016 oybirliği ile karar verildi.