YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25270
KARAR NO : 2015/28862
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
Tebliğname No : KD – 2013/84942
MAHKEMESİ : Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/12/2012
NUMARASI : 2011/164 (E) ve 2012/516 (K)
Dairemizin 30.06.2015 tarih 2014/30657 esas, 2015/22817 karar sayılı kararma karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10/09/2015 tarih 3 – 2013/84942 sayılı itiraznamesi ile “Kasten Yaralama” suçlarından sanıklar K.. Ç.. ve S.. Ş.. ile “Kasten Yaralama” ve “Hakaret” suçlarından sanık A.. Ç.. hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri, sanıklar A.. Ç.. ve S.. Ş.. ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Ancak hüküm hakkında temyiz incelemesi yapan Yüksek daire’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamında sadece başlık kısmı incelenen dosyayla alakalı olup ilam içeriğinde farklı olay ve sanıklar hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmakla anılan hataya dayalı oluşmuş ilamın kaldırılıp temyize konu hükümler hakkında yeni bir ilam oluşturulmasını talep etmek gerekmiştir.Yukarıda izah edildiği üzere; “Kasten Yaralama” suçlarından sanıklar K.. Ç.. ve S.. Ş.. ile “Kasten Yaralama” ve “Hakaret” suçlarından sanık A.. Ç.. hakkında Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/12/2012 gün ve 2011/164 esas, 2012/516 karar sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükümleri hakkmdaki Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 30/06/2015 gün ve 2014/30657 esas, 2015/22817 karar sayılı dosya kapsamı ile uyuşmayan kararının kaldırılması, temyiz edilen hükümler hakkında inceleme yapılarak hüküm verilmesi” talebi ile itiraz edilmesi üzerine, dairemizce tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının TCK’nin 191.maddesi ile ilgili itirazının kabulü ancak TCK’nin 29.maddesi ile ilgili itirazının reddine karar verilmesi üzerine, dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna dosyanın gönderilmesinden sonra Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun tarihli esas no: 2012/3-1479 – karar no – 2013/611 sayılı kararma göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 03.05.2012 gün ve 21533—17833 sayılı bozma kararının kaldırılmasına ve dosyanın esastan incelenmek üzere dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2- Dairemizin 30.06.2015 tarih 2014/30657 esas, 2015/22817 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Cumhuriyet savcının temyiz itirazının, sanık Alpay hakkında yaralama suçundan kurulan hükümle ilgili olarak aleyhe, sanıklar Kenan ve Selçuk hakkında ise lehe olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1) Sanık Selçuk hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Sanık Alpay ile katılan Engin arasında trafikte yol verme yüzünden çıkan tartışma sonrasında sanık Alpay’ın haber vermesi üzerine, sanık Kenan ile olay yerine giderek fikir ve irade birliği içerisinde iştirak iradesi ile katılan Engin’i birlikte döven sanığın TCK’nin 37/1. maddesi delaletiyle 86/1-3-e, 87/1-d maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde uygulama ile eksik ceza tayini,
b) Kısa süreli hapis cezasına mahkum olan ve cezası ertelenmeyen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK’nin 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
2) Sanık Kenan hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-c maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, yargılama aşamasında suçun niteliğinin değiştiği ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nin 87/1-d-son maddesi uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanık için hüküm kurulurken öncelikle 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesinde belirlenen ölçütler nazara alınarak aynı yasanın 37/1. maddesi delaletiyle 86/1. maddesinden temel hapis cezası takdir ve tayin olunduktan sonra, sırasıyla 86/3-e ve 87/1-d ve 87/1-son maddelerinin uygulaması denetime elverecek şekilde hükümde gösterilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
c) Sanık Alpay ile katılan Engin arasında trafikte yol verme yüzünden çıkan tartışma sonrasında sanık Alpay’ın haber vermesi üzerine, sanık Selçuk ile olay yerine giderek fikir ve irade birliği içerisinde iştirak iradesi ile katılan Engin’i birlikte döven sanığın TCK’nin 37/1. maddesi delaletiyle 86/1-3-e,87/1-d maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde uygulama ile eksik ceza tayini,
d) Olayın başlangıcının katılan ile sanıklardan Alpay arasındaki tartışma olduğu, katılanın sanık Kenan’a yönelik herhangi bir haksız eylemi bulunmadığının anlaşıldığı, böylece koşulları bulunmadığı halde TCK’nin 29. maddesin haksız tahrik hükümleri uygulanması suretiyle ile eksik ceza tayini,
e) Kısa süreli hapis cezasına mahkum olan ve cezası ertelenmeyen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK’nin 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
2) Sanık Alpay hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-c maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, yargılama aşamasında suçun niteliğinin değiştiği ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nin 87/1-d-son maddesi uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanık için hüküm kurulurken öncelikle 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesinde belirlenen ölçütler nazara alınarak aynı yasanın 86/1. maddesinden temel hapis cezası takdir ve tayin olunduktan sonra, sırasıyla 86/3-e ve 87/1-d ve 87/1-son maddelerinin uygulaması denetime elverecek şekilde hükümde gösterilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
c) Sanık ile katılanın trafikte yol verme nedeniyle çıkan tartışmada karşılıklı küfür etmelerinden dolayı, sanık hakkında yaralama suçundan dolayı haksız tahrik nedeniyle asgari oranda indirim yapılması gerekirken, dosya içeriği ile bağdaşmayacak şekilde azami oranda indirim yapılması ,ve hakaret suçunun
d) Sanık ile katılanın trafikte yol verme nedeniyle çıkan tartışmada karşılıklı küfür etmelerinden dolayı, sanık hakkında hakaret suçundan dolayı hakaret suçunun karşılıklı işlenmiş olması karşısında TCK’nin 129/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
e) Sanık Alpay’ın adli sicil kaydına konu olan Körfez 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2008 tarih ve 2007/302 esas – 2008/52 karar sayılı ilamı ile tayin olunan adli para cezasının miktarı itibariyle 1412 sayılı CMUK’un 305/2.maddesi gereğince kesin olduğu ve aynı yasanın 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nin 58.maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
f) Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK’nin 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.