Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/25289 E. 2015/28382 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25289
KARAR NO : 2015/28382
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

Tebliğname No : 2015/242303 – Kanun Yararına Bozma

Kasten yaralama suçlarından katılan sanık M.. T..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 (iki kez), 86/3-e ve 35. maddeleri gereğince 4 ay 15 gün ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, sanığın kasten işlemiş olduğu suçlardan dolayı hapis cezalarının sonucu olarak anılan Kanun’un 53/1. maddesi a, b, d, e fıkralarındaki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c fıkrasındaki velayet, vesayet ve kayyımlık hizmetinde bulunmasının şartla tahliye tarihine kadar ayrı ayrı yoksun bırakılmasına dair Vize (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 24/06/2014 tarihli ve 2013/247 Esas, 2014/283 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 18.06.2015 tarih ve 2015/12276–40225 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.07.2015 tarih ve 2015/242303 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Vize (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 24/06/2014 tarihli ve 2013/247 Esas, 2014/283 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, hüküm fıkrasının TCK’nin 53. maddesinin
uygulanmasına ilişkin bölümünün, “5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK’nin 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesine; hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 14.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.